Gıda

Manisa’da satılan asma yapraklarında tarım ilacı var mı?

Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Gözde Türköz Bakırcı, Ezgi Çınar ve Senem Karakaya, Manisa’da bulunan halka açık satış alanlarından aldıkları 232 asma yaprağında, 318 farklı tarım ilacının kalıntısı olup olmadığını araştırmışlar.

Sonuç: Seksen beş (%36.6) numunede pestisit (tarım ilacı) kalıntısına rastlanmış. 52 numunede (%22.4) izin verilerinin üzerinde tarım ilacı etken maddesi tespit edilmiş.

Araştırmanın sonucunu araştırmacıların kendi cümleleriyle özetleyelim: “Sonuçlar, asma yapraklarında pestisit kalıntısının yüksek oranda tespit edildiğini göstermektedir.”

Araştırmanın özeti:

Bu çalışmada, 2017 yılında Manisa ilinde bulunan halka açık satış alanlarından temin edilen 232 asma yaprağı (Vitis vinifera)örneğinde 318pestisit kalıntısı, sıvı kromatografisi-tandem kütle spektrometresi (LC-MS/MS) ile QuEChERSyöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, Türk Gıda Kodeksi (TGK) Pestisit Maksimum Kalıntı Limitlerine (MRL) göre değerlendirilmiştir. Seksen beş (%36.6) numunede pestisit kalıntısına rastlanmış olup toplam 52 numunede (%22.4) TGK MRL’lerin üzerinde pestisit etken maddesi tespit edilmiştir. Analiz edilen asma yaprağı örneklerinde 318 pestisit etken maddesinden, 42 farklı pestisit ve 210 farklı sonuç elde edilmiş olup bu sonuçların 92 ‘sinin ise MRL değerlerinin üzerinde olduğu belirlenmiştir. Analiz edilen asma yapraklarında en çok rastlanan etken maddenin metalaxyl, TGK MRL değerleri üzerinde çıkan etken maddenin ise azoxystrobin olduğu çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Sonuçlar, asma yapraklarında pestisit kalıntısının yüksek oranda tespit edildiğini göstermektedir.

Sonuç bölümü:

Bu çalışmadaki sonuçlar incelendiğinde, asma yapraklarındaki pestisit kalıntı seviyelerinin yüksek olduğu görülmüştür. Ülkemizde asma yaprağı üretimi üzüm yetiştiriciliği ile birlikte gerçekleştirilmektedir. Bu sebeptendir ki zirai ilaçlamanın üzüme yönelik planlanması bu bağlardan toplanan yapraklarda da kalıntı sorununa neden olmaktadır. Sofralık üzüm yetiştiriciliğinde ihracat ile birlikte sıkça gündeme gelen bu sorunun, asma yapraklarında da ortaya çıkmasıkalıntı probleminin önemli boyutta olduğunu göstermektedir.

Asma yaprağı üreticilerinin zararlılara karşı uyguladıkları yöntemleri gözden geçirmesi ve bilinçli uygulamalar yapması hem ürün kalitesi hem de insan sağlığı için büyük önem arz etmektedir. Bu aşamada aynı bağda
yaprak ve üzüm yetiştiriciliği birlikte yapılıyorsa ilaç uygulama stratejisi her iki ürününde kalıntı düzeyi düşünülerek belirlenmelidir. Bağ aşamasında gereken tüm kontroller sağlandıktan sonra son ürün kalıntı analizleri yaptırılarak ürünün kalıntı düzeyinin belirlenen maksimum kalıntı limitlerinin altında olup olmadığı, risk taşıyıp taşımadığı kontrol edilmelidir. Asma yaprağının piyasada satışını gerçekleştiren firmaların bu konuda hassasiyet göstermesi ve tüm riskleri ortadan kaldırdıktan sonra ürünü piyasaya sunmaları gerekmektedir

Kalıntı sorunu bağda bilinçli yapılan uygulamalar, hasat sonrası ve ürün satışı öncesi kontroller ile birlikte devletin alacağı önleyici politikalar sayesinde önlenebilecektir.

Related Posts

Bir cevap yazın